9 Aralık 2015 Çarşamba

Havacılıkta 7 Aralık!




Yayın için biraz erken, biliyorum; ancak.....
... bu yıl, havacılık endüstrimizin gelişen programlarının da etkisi ile, "Uluslararası Sivil Havacılık Günü" daha geniş ve daha bir heyecan ile kutlanacağa benzer.
Ben de, sivil havacılık gibi çok taraflı ve karmaşık bir yapıda  havacılık emniyeti, güvenliği ve etkin havacılık için standart ve kural oluşturma birliğini sağlama başarısını göstermiş ICAO gibi kurumsal bir yapı özelinde yaşanmışlıklar ve sahip olunan değerlerin kaydedilmesine, bilinmesine ve geliştirilerek korunmasına örnek oluşturması açısından ICAO ambleminin gelişimini incelemek istedim.  Detayı ülkemizin uluslararası alanda en anlamlı ve onurlu ödülünü 1995 yılında almış, adına düzenlenen "Havacılık Gönüllüsü" ödülüne layık görüldüğüm meslektaş büyüğüm Tayyareci Vecihi HÜRKUŞ anısına yayınladığım "Kuruluşunun 71’inci Yıldönümünde ICAO Amblemi, Değişimi & Düşündürdükleri… " başlıklı makalemde görülebilir:.  
Bu makalede görülebilecek gelişim süreci ve tespitlerimle, ICAO amblemi ile ilgili küresel ölçekte gösterilen tutum ve sahip olunan davranışın,
  • Ankara Rüzgâr Tüneli yerleşkesi gibi nadide bir endüstriyel miras parçası, bir endüstriyel sit,
  • Ankara Rüzgâr Tüneli gibi nadide bir endüstriyel miras parçası, bir endüstriyel anıt,
için ulusal ölçekte mevcut ol(a)mama sebebini düşünmeye çalıştım.

Bu vesile ile,
  • Hem bu gün ve  Ankara Rüzgâr Tüneli ile ilgili tartışmaların gelişmesi,
  • Hem de her geçen gün sona yaklaşmasına rağmen, başlayan inşaatı bile durdurulamayan, Ankara Rüzgar Tüneli'nin maruz kaldığı tehlikenin bertaraf edilmesi,
için bugüne kadar yaptığım değerlendirme ve önerilerimde bulunan yöntemle [NOT (4)] ilgili otorite/mercilere çağrıda bulunulmasını yeniden istirham etmek istedim.
Uluslararası Sivil Havacılık Günü şimdiden kutlu olsun; kim bilir, o güne kadar Ankara Rüzgar Tüneli'nin maruz kaldığı tehlike olan inşaatın durdurulduğu haberini bir müjde olarak alırız...
.





NOT (1): Yazılar içinde yer hyperlinkli başlıklar



NOT (2): "Kuruluşunun 71’inci Yıldönümünde ICAO Amblemi, Değişimi & Düşündürdükleri… " başlıklı makalenin, web sitemde yayınlanan, *.pdf kopyası.



NOT (3): "Uluslararası Sivil Havacılık Günü" ile ilgili ülke ölçeğindeki faaliyet duyurusu bu yayını kaleme aldığım zaman bir adet idi; tüm ilgili kurum ve kuruluş yöneticilerine yayınladığım gün de iki olmuştu...  Şimdi gelinen noktada durum takipe den bölümde;  düzenleyici ve katılımcılarına Can-ı gönülden teşekkür ederek, bana ulaştıkları tarihe göre, yayınlıyorum :
 
 



NOT (3): Hayati tehlikeye maruz Ankara Rüzgâr Tüneli ile ilgili deerlendirmelerim:

Uçan İlk Türk Kadını / First Turkish Woman to Fly...


Uçan İlk Türk Kadını / First Turkish Woman to Fly...

 
 

Göklere yükselen ve yükselten Türk kadınlarını minnet ile anıp, bu önemli günün, en azından, havacılıkla ilgili öğretim programına sahip 46 yükseköğrenim ve 13 ortaöğrenim kurumumuz başta olmak üzere, ulusal havacılık & uzay sanayimizin her bir bileşeni ve kadın odaklı kurumlar ve sivil toplum kuruluşları tarafından hatırlanarak anılmasını dileyerek...
 
Nov 30, 2015


NOT (1): Türk Kadını (Uçakla) İlk Nasıl Uçtu?
 





NOT (2):  “Kadınlar Dünyası” Dergisinden Bazı Kopyalar; Editör: Belkıs Şevket Hanımefendi /Some copies of "World of Women" Magazine; Editor: Ms. Belkıs Şevket:
 
NOT (3):  Aynı Dönemden (1912-1913) Diğer Bazı Kadın Dergileri /Some copies of  Other Magazines About Women in the Same Time Frame (1912-1913):
 

NOT (4): Gönderi içinde yer alan hyperlinkli başlıklar:

NOT (5): Gönderiyi haberleştiren duyarlı basın-yayın kuruluşları:

Türk Havacılığında 29 Kasım!


Türk Havacılığında 29 Kasım!





NOT  :  Makale içinde yer alan makalelerimin hyperlinkli başlık:

Havacılık EGOsistemi


Can'ca Havacılık EGOsistemi


Havacılık EKOsistemi (ECOsystem):
Havacılık endüstrisinde bulunan canlılar ile bunları saran cansız çevreleri ve çevre elemanlarının karşılıklı ilişkileri ile meydana gelen ve süreklilik arz eden EKOlojik (ECOlogic) sistem(ler)dir...
Bu EKOsistem (ECOsystem), belirtilen sistem elemanlarına yönelik bir besin ağı ile şekillenmektedir.
EKOsistem (ECOsystem), küresel ölçekte bir düzeni ifade etmekle beraber yerel ve korunaklı bir sistemin varlığına da atıfta bulunabilir...
...
...
Havacılık EGOsistemi, Can'ca:
Havacılık endüstrisinde bulunan canlılar ile bunları saran cansız çevreleri ve çevre elemanlarının karşılıklı ilişkileri ile meydana gelen ve süreklilik arz eden EGOlojik sistem(ler)dir...
Bu EGOsistem, belirtilen sistem elemanlarına yönelik bir besin ağı ile şekillenmektedir.
EGOsistem, küresel ölçekte bir düzeni ifade etmekle beraber yerel ve korunaklı bir sistemin varlığına da atıfta bulunabilir...
...
...
Havacılık EKOsistemi (ECOsystem) & Havacılık EGOsistemi Etkileşimi
 
...
Velhâsıl-ı kelâm...
           ... AŞK, havada!   ;)
 Nov 28, 2015

NOT (1):  “Can'ca Havacılık EGOsistemi” LinkedIn grubu https://www.linkedin.com/groups/8438997 adresinde yayında...



NOT (2):  Ciddiyet çok; ancak, eğlence de havada: “Fun is in the Air” fotoğraf albümü 

"Gökyüzüne bakmayanların kalbi daha çabuk kirlenir."

                                                  ~Cahit ZARİFOĞLU

Ya gökyüzüne bakAmayanlar?...

Happy Thanksgiving from the ERELs!..

Happy Thanksgiving from the ERELs!..


Tüm Mürettebatı Kadın Olan Havayolu Uçuşları...

Akıl ve Gönüllerde 24 Kasım!


Akıl ve Gönüllerde 24 Kasım!



Öğretmen fark eder…
Öğretmen fark yaratır; hayat değiştirir!
…Teşekkürler Saliha öğretmenim!
…Teşekkürler Sabiha öğretmenim!
…Teşekkürler Şerife öğretmenim!
…Teşekkürler Ülkü öğretmenim!
…Teşekkürler Necmüzzafer öğretmenim!
…Teşekkürler Alpin öğretmenim!
…Teşekkürler Mustafa öğretmenim!
…Teşekkürler Belkıs öğretmenim!
…Teşekkürler Şan öğretmenim!
…Teşekkürler Enver öğretmenim!
…Teşekkürler Ramazan öğretmenim!
Teşekkürler öğretmenlerim, eğitmenlerim, öğretenlerim; gününüz kutlu olsun!

NOT (1): Yine erkenciyim; ancak, hafta içi buna zaman bulamam diye bu güzel Pazar akşamımı buna ayırdım...  Konu öğretmenlik olunca, ülkemiz teknik ve teknolojik öğretimindeki yenilikler kadar öğrenci kişiliği, hür iradesi ile öğretim sürecine katkısını destekleyen bir İZ BIRAKAN kabul ettiğim Mehmet Refik beyi de minnetle anmadan geçemeyeceğim; ruhu şad olsun!
NOT (2):  Ve bir de ne kadar gerçek olduğunu teyit edemesem de, içeriği gönül titreten bir anı: "Bana inandığınız için çok teşekkür ederim, öğretmenim."
“…
Okulun açılışının ilk ayında bir gün, 5/A sınıfında öğretmen bütün çocukların gözünün içine bakarak bir yalan söyledi. Hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi. Oysa ki, bu doğru değildi. Çünkü, arka sıralarda oturan, gözlerini kendi sırasına dikmiş, anlamsızca bakan Mustafa YILMAZ'ı diğer çocuklar gibi sevmiyordu.
Çünkü Mustafa derslerine çalışmıyor, ödevlerini yapmıyor, üstü başı kirli ve aynı zamanda da arkadaşlarıyla iyi geçindiği de söylenemeyen bir öğrenciydi.
Bir gün Öğrencilerin Ruhsal dosyalarını incelerken, bir sürprizle karşılaştı. Ruhsal Dosyasında, 1. sınıf öğretmeni Mustafa için şöyle yazmıştı "Mustafa çok çalışkan, çok zeki bir çocuk. Onun varlığı bana huzur veriyor"
2. Sınıf öğretmeni Mustafa için şöyle yazmıştı: “Mustafa sınıfın gözdesi. Arkadaşları onu çok seviyor. Ama annesinin Ölümcül hastalığını bilmesi onu biraz tedirgin ediyor"
3. Sınıf öğretmeni Mustafa için şöyle yazmıştı. “Mustafa’nın annesinin ölümü onu çok etkiledi. Babasının da ilgisizliği Mustafa’yı çok kötü etkileyecek. Önlem alınmalı."
4. Sınıf öğretmeni ise şöyle yazmıştı. “Mustafa derslerine çalışmaz, ilgisiz, ödevlerini yapmıyor. Arkadaşları yok. Bazen sınıfta uyuyor"
Mediha öğretmen bunları okurken kendinden utandı.
...
Öğretmenler gününde . Diğer çocukların süslü püslü hediye paketlerinin yanında, Mustafa’nın hediyesini açmaya bile acı duyuyordu. Gazete kağıtları ile sarılmış, bir iple gelişigüzel bağlanmış paketi açınca, içinden taşları dökülmüş, sahte taşlarla yapılmış eski bir bilezik ile çeyreği dolu bir parfüm şişesi çıkınca, bazı çocuklar gülüştü.
Ancak Mediha öğretmenin “A! A! Ne güzel bir bilezik!” diye sevincini dile getirince gülüşmeler kesildi. Şişedeki parfümden biraz bileğine sürdü ve kokladı. Koku sınıfa yayıldı. O gün Mustafa öğretmenine bir şey söylemek için en sona kaldı.
Sınıf boşalınca, öğretmenin kulağına fısıldadı Mustafa;
Öğretmenim. Bu gün aynı annem gibi kokuyorsun
...
Mediha öğretmen o gün ağlama krizine tutuldu ve o günden sonra, Mustafa ile ayrı ilgilendi. Ve Mustafa’yı da her kes kadar sevdi...
O günden sonra, okuma, yazma ve aritmetik öğretmeyi bıraktı. Bunun yerine, çocukları eğitmeye başladı. Mustafa ya özel ilgi gösterdi. Onunla çalışırken, zihni canlanmaya başlıyor görünüyordu. Onu daha fazla teşvik ettikçe, daha hızlı karşılık veriyordu.
Yılın sonuna doğru, Mustafa sınıfın en zeki çocuklardan biri oldu ve tüm çocukları aynı derecede sevdiğini söylemesine rağmen, Mustafa onun gözdelerinden biri oldu.
Ertesi yıl Mustafa’dan bir mektup aldı.
“Öğretmenim, siz dünyanın en iyi öğretmenisiniz"
6 yıl sonra Mustafa’dan bir mektup geldi.
"Liseyi bitirdim Öğretmenim; üçüncü olarak. Siz hala dünyanın en iyi öğretmenisiniz"
Sonra yıllar geçti, ve yine bir mektup geldi.
"Fakülteden mezun oldum. Diplomamı aldım. Ama daha gidecek çok yol var. Siz benim için hala dünyanın en iyi öğretmenisiniz"
Sonra yıllar geçti, ve yine bir mektup geldi... Ama bu sefer, Mustafa’nın adı da uzamıştı. Prof. Dr. Mustafa YILMAZ (Tıp doktoru)
Ve Mustafa bir kızla tanıştığını, evlenmeye karar verdiklerini ve onun, damadın annesi yerine oturup oturmayacağını soruyordu...
Şüphesiz Mediha öğretmen bunu sevinçle kabul etti.
Tahmin edin ne oldu?
Taşları düşmüş olan o bileziği takti. Dahası, Mustafa'nın annesinin kullandığı parfümden sürdü.
Birbirlerini kucakladılar ve Prof. Dr. Mustafa, Mediha'nın kulağına şöyle fısıldadı,
"Bana inandığınız için çok teşekkür ederim, öğretmenim. Bana önemli olduğumu hissettirdiğiniz ve bir fark meydana getirebileceğimi gösterdiğiniz için…"
Mediha öğretmen, gözlerinde yaşlarla,
"Mustafa, yanlış şeylere sahiptim... Bir fark meydana getirebileceğimi bana öğreten sensin. Seninle tanışıncaya dek, nasıl öğreteceğimi bilmiyordum."
..."
Öğretmen fark eder…Öğretmen fark yaratır; hayat değiştirir!CE