4 Ağustos 2012 Cumartesi

Teknoloji Yoğun Havacılık Faaliyetlerinin Konumlanması ve Yapılanması


Dünya havacılığındaki gelişmelere paralel olarak, ülkemiz havacılık sektöründe de hızlı gelişmeler yaşanmakta, mal ve hizmet çeşitliliği giderek artmaktadır.

Havacılığın kurumsal ve bireysel tüketicisi, gereksinimini en üst seviyede karşılamanın yanında ürünün özgün, yenilikçi, kaliteli olanını en uygun fiyatla ve zamanda ulaşanı tercih etmektedir.

Küreselleşme hızla gelişen bu yapıyı şüphesiz etkilemekte, pazarı ilgili tüm kuruluşların paylaşabileceği şekilde oluşturmakta, doğal olarak rekabeti artırmakta ve uluslararası bir boyuta taşımaktadır.

Rekabet; yapısı, elemanları ve işleyişi nedeni ile havacılığı çok daha derinden ve daha ciddi etkilemekte; zamanında sağlanan ve doğru bilgiye dayalı kararın önemini ve akılcılığı daha da ön plana çıkarmaktadır. Bu durumda kaynağı en iyi kullanan, mevcuttan en doğru yararlanan avantaj sağlamaktadır.


Kuruluş Yeri Konumlandırması

Rekabet edebilir olmanın en önemli şartlarından biri, kurulu yeri seçimi yani konumlandırmadır. Dolayısı ile kuruluş yeri konumlandırması en stratejik kararlardandır.

Bugün havacılıkta;
  • Kaynaklarından süreçlerine, teknolojilerinden ürünlerine, tüketici beklentilerinden çevre etkilerine kadar geniş yelpazede sahip olunan yüksek nitelik ve özellikler,
  • Her geçen gün artan tedarik ve işletme maliyetleri,
  • Gittikçe daha da kıt hale gelen kaynaklar,
  • Küreselleşen ve daha da sıkı standartlara sahip rekabet,
nedeni ile, verimlilik, üretim ve dağıtım faaliyetlerini doğrudan ve en üst seviyede etkileyen, kuruluş yeri seçiminin önemini artırmaktadır.


Faaliyetlerinin Yapılandırılması

Kuruluş, son ürününü gerçekleştirmek için gerekli olan ana ve alt faaliyetlerin teknolojik derinlikleri yanında bu faaliyetlerden;
  • Kuruluş bünyesi içinde (organik olarak) sahip olunacak,
  • Dış katkı sağlanarak bünye içinde gerçekleştirilecek,
  • Tamamen dış kaynaktan temin edilecek,
olanları ve bu faaliyetlerin gerçekleştirilme şekillerini belirleyerek temel faaliyetlerini yapılandırır.

Yatırım ve işletim maliyetleri, faaliyetlerin elastikiyeti, uyum yeteneği ve yönetim etkinliği dikkate alınarak kuruluş faaliyetlerinin yapılandırılması konusu da en az kuruluş yeri seçimi kadar stratejiktir ve birbirlerinden etkilenmektedirler.



Havacılık İşletmeleri Sınıflandırılması

Havacılık işletmelerinin değişik şekillerde sınıflandırılması olanaklıdır. Ürün ve fonksiyonlarına göre havacılık endüstrisinin temel kuruluşları;

  • Havacılık malı üretenler,
    • Ana sistem üreticisi işletmeler,
    • Alt sistem üreticisi işletmeler,
    • Sistem elemanı üreticisi işletmeler,
    • Malzeme- Parça üreticisi işletmeler,

  • Havacılık hizmeti üretenler,
    • Havacılık filo işletmeleri,
    • Havacılık tesis işletmeleri,
    • Teknik işletmeler,
      • Tasarım,
      • Mühendislik,
      • Araştırma ve Geliştirme,
      • Bakım, Onarım ve Yenileme (BOY),

  • Destekleyici mal-hizmet üretenler,
    • Akademik Öğretim kuruluşları,
    • Eğitim işletmeleri,
    • Bilişim işletmeleri,
    • Yer destek işletmeleri,
    • Lojistik işletmeleri,
    • Güvenlik işletmeleri,
    • İkram işletmeleri,
    • Eğlence işletmeleri,
    • Medya,
    • Meslek kuruluşları,

olarak sınıflandırılabilir.

Türkiye’de Durum

Türkiye’de havacılık faaliyetlerinin bugün ulaştığı noktada havacılık faaliyet sınıflarının sermayedarları yönünden dağılımı aşağıda tablolaştırılmıştır:



Havacılık faaliyet sınıflarının coğrafik yerleşim yönünden dağılımı da aşağıda tablolada yer almaktadır (Bazı girişimler henüz proje aşamasında olması nedeni ile dikkate alınmamıştır).





BOY Faaliyetlerinin Yapısı

Türkiye’de, havacılık faaliyet sınıfları içinde, yoğun teknoloji kullanımı ve son zamanlardaki havacılık gelişimine paralel gelişme hızı nedeni ile BOY (Maintenance, Repair and Overhaul - MRO) kuruluşları dikkat çekicidir.

Teknoloji yoğun her faaliyette olduğu gibi havacılıkta da hizmet sahası şirketlerin uzun vadeli ve önemli kazanç bekledikleri bir faaliyet sahasıdır. BOY faaliyetleri de havacılığın ilk akla gelen hizmet grubudur, havacılığın gelişme hızının artması ile stratejik önemi artmıştır.

Bu faaliyetler;
· Askeri Havacılık,
· Ticari Havacılık (Yolcu/Kargo Uçakları),
· Ticari Havacılık (İş Uçakları/Helikopterleri),
· Ticari Havacılık (Aksesuar/Komponent),
BOY faaliyetleri alt başlıklarında incelenecektir.


Askeri Havacılık BOY Faaliyetleri

Türkiye’de havacılık BOY faaliyetlerinin en eski ve en yoğun olarak gerçekleştirildiği sektör askeri havacılıktır. Askeri havacılıkta BOY faaliyetleri 1974 Amborgosundan sonra sistemeatik olarak ele alınmaya başlamış, teknoloji derinliği ve niteliği kendi kendine yeterlilik amacı ile şekillendirilmiştir.

Hava Kuvvetlerinde;
· Muharip uçak (F-16C/D, F-4E, RF-4E, F-5A/B,  NF-5A/B, RF-5A) platformu,
· Eğitim uçak (T-37B/C, T-38A, T-41D, SF260D) platformu,
· Nakliye/Destek (C-130B/E, C-160T, CN235M, KC-135R) Uçak platformu,
· Bu platformlara ait;
o Gaz türbinli (F110-GE-100/129, TF33-PW-100A, J79-GE-17A/C/E/F/G/Y,  J85-GE-5H, J85-GE-13, J85-CAN-15N, J69-T25A, TYNE-MK-22, T56-A-7B/15LFE, CT7-9C, T700-GE-401C, T700-GE-701A/C) ve pistonlu (IO-360-D, IGSO-540-A1E) güç grupları,
Gaz Türbinli Kompresörler (GTC85-70/71, GTCP85-160A/180/184) ve Jet Fuel Starter (F-16),
Aksesuar, komponentler, aviyonikler,
Yapısal parça imalatı,
Yapısal parça yüksek teknoloji onarımları,
· Seçkin havacılık yer destek teçhizatı,
ile ilgili ülkenin en gelişmiş (depo seviyesi olarak nitelelen) teknolojileri mevcuttur.

Kara Kuvvetlerinde;
· Muharip ve genel maksat helikopter (AS-532AL, AS532UL, AB212, AB212ASW/EW, AH-1P, AH-1W, UH-1H, AB204B, AB206B) platformu,
· Eğitim uçak (Cessna U-17A/B, 421 Golden Eagle, C-402, T-41 ve Beechcraft T-42A Cochise) platformu,
· Bu platformlara ait;
o Gaz türbinli (T53-L-11/23/703, 250C-18/20, CJ-610-5, T700 serileri) ve pistonlu ((HI0-360-D1A, O-320-A2D/B2C, IGSO-540-A1E, GTSIO-520-H/L, IO-360-D, IO-470-L/F, IO-520-D, TSIO-520E) güç grupları,
Auxilary Power Unit (T-62T-40-1),
Aksesuar, komponentler, aviyonikler,
ile ilgili teknolojiler mevcuttur.

Bu kuruluşlar tamamen Türk Silahlı Kuvvetlerine aittir ve kendine yeterlilik amacı ile bu kapasitenin tamamına yakını, ilgili Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına yönelik kullanılmaktadır.  

Ayrica, askeri havacılık platformları ve parçalarının ortak üretilmesi (Joint Venture-JV) ana amacı ile kurulan TAI ve bu platformlara güç grupları ve parçalarının ortak üretilmesi amacı ile kurulan TEI gibi savunma havacılığı endüstriyel kuruluşları zaman içinde kabiliyetlerine dahil ettikleri modernizasyon ve entegrasyon programlarına paralel olarak BOY sahasında da daha açık bir şekilde yer almaya başlamışlardır.


Ticari Havacılık (Yolcu/Kargo Uçakları) BOY Faaliyetleri

Küresel ticari BOY faaliyetleri pazarının 2006 yılında 41 milyar ABD Dolar iken, yılda ortalama %4,8 büyüyerek 2012 yılında 51,8 milyar ABD Dolar ve yılda ortalama %4 büyüyerek 2017’de 62,9 milyar ABD Dolar hacime ulaşacağı tahmin edilmektedir. Bu gelişme yapısı içinde motor ve komponent BOY faaliyetlerinde gelişme hızı ortalamanın üzerindedir.

Türkiye’de sivil havacılık sektöründe BOY faaliyetlerin başlangıcı, kurulduğu 20 Mayıs 1933 tarihindeki adı ile “Devlet Hava Yolları İşletmesi” olan Türk Hava Yolları’nın 2186 sayılı kuruluş kanunu ile oluşturulmuştur:

“Madde 6: Hava Yolları Devlet İşletme İdaresi’nin bütün tesisat ve vesaiti Milli Müdafaa Vekilliği’ne merbut fabrikalarda maliyet fiyatı ile tamir ve ıslah edilir ve müstacelen lüzum alacak yedek eşya, malzeme ve vesait askeri depo ve ambarlardan maliyet fiyatı ile satılır.
Bu fiyatlar bir taraftan hava bütçesi nazım faslına masraf ve diğer taraftan aynı fasla irat olunur. Maaş ve ücretleri hava bütçesinden verilmekte olan eşhas müstacel ahvalde Milli Müdafaa Vekili’nin muvafakati ile bu idarede çalıştırılabilir.

Türkiye’de sivil havacılık sektöründe BOY faaliyetleri uzun süre sadece THY bünyesinde mevcut olagelmiş, havacılığın gelişmesine paralel olarak 1990 yıllarından itibaren çeşitlenerek artma eğilime girmiştir.

Türk Hava Yolları Teknik, İstanbul Atatürk Havalimanı içinde Türk Hava Yolları bünyesinde mevcut BOY faaliyetlerinin 2006 yılından itibaren bu yapı adı altına alınması ile oluşmuştur. Sermayesinin tamamı THY’na aittir (THY sermayesinin de %49,12’si T.C. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığına geri kalanı halka açıktır). Bu yapı altında;
· Airbus (A300-B2/B4/C4/F4 ve -600, A310-200/300, A319/A320/A321 ve A330 serileri, A340-300) ve Boeing (727-200, 737-600/-700/-800/-900, 747-400), BAE Systems (BAe 146) uçaklarının (base level) bakımları,
· CFMI (CFM56-3/-5C2F/C4-7B), General Electric (CF6-80A3/C2) turbofan motorları
· Honeywell (GTCP85-98DHF/98C/98CK, GTCP85-129H, GTCP131-9B, GTCP331-250H) ve Hamilton Sunstrand (APS2000) motor çalıştırıcıları,
· Belli başlı akseuar, komponent ve aviyonikler,
ile ilgili BOY gerçekleştirilmekte, yapısal onarımlar ve boya, özel bazı kontrol prosesleri hizmetleri verilmektedir.

MNG Teknik, İstanbul Atatürk Havalimanı içinde bir özel girişim olarak 2002 yılında kurulmuştur. Bu yapı altında;
· Airbus (A300-B2/B4/C4/F4, A319/A320/A321) ve Boeing (727-200, 737-300/-400/-500/-600/-700/-800/-900, 757-200), DC-9 ve MD-80 serisi uçaklarının (base level) bakımları,
· Belli başlı akseuar, komponent ve aviyonikler,
ile ilgili BOY faaliyetleri gerçekleştirilmekte, özel bazı kontrol prosesleri hizmetleri verilmektedir.

Bu faaliyet grubunda proje ve uygulama aşamasında olan gelişmeler kapsamında ise aşağıdaki projeler sayılabilir:

My Technic, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı içinde bir özel girişim projesi olarak 10 Ocak 2007 tarihinde zamanın Sabiha Gökçen Havalimanı işleticisi HEAŞ (Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri A.Ş) ile imzalanan anlaşma ile duyurulmuştur. Bu proje hayata geçirildiğinde;
· Airbus (A300-B2/B4 ve -600, A310, A318/A319/A320/A321) ve Boeing (737-300/-400/-500/-600/-700/-800/-900, 757 serileri), MD-80 serisi uçaklarının (base level) bakımları,
· General Electric (CF6-50 serisi) ve Pratt&Whitney (JT8D serisi) turbofan motorları,
ile ilgili BOY faaliyeti gerçekleştirilecek, bazı kontrol proses hizmetleri verilecektir.

Türkiye Motor Merkezi, THY Teknik ile Pratt & Whitney ortak girişimi olarak uluslararası bir motor bakım onarım merkezi kurulması amacı ile 01 Aralık 2006 tarihinde çalışmalar başlamıştır. Bu girişim 07 Ocak 2008 tarihinde taraflar arasında anlaşma imzalanarak İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı HABOM (Havacılık Bakım Onarım ve Modifikasyon Merkezi) içinde ele alınacak bir proje haline dönüşmüştür. Bu kapsamda;
· CFMI imali (CFM56-3/-5B/-5C/-7B),
· Pratt & Whitney imali (V2500-A5) turbofan motorların,
bakım ve onarımını yapacak bu tesisin temeli 14 Temmuz 2008 tarihinde atılmıştır ve 2009 yılında faaliyet geçirilmesi hedeflenmektedir.

Bunlar yanında benzer girişimlerin ve havayolları işletmeleri kapsamı içinde ki teknik merkezlerin yapılarının genişletilmesi çabalarının da devam ettiği bilinmektedir.

Ticari Havacılık (İş Uçakları/Helikopterleri) BOY Faaliyetleri

Türkiye’de iş uçakları ve helikopterilerinin BOY faaliyetleri konusunda;
· İstanbul Atatürk Havalimanında yerleşik,
Gulfstream (G-IV), Cessna (Cessna 172) uçakları için THY Teknik,
Genel havacılık bölgesi içinde yer alan bakım hizmet merkezleri,
· Esenboğa Havalimanında yerleşik Cessna, Hawker ve Beechcraft uçakları ve Bell helikopteri için faaliyet gösteren EmAir ve Sky Line bakım merkezleri,
· Etimesgut Havalimanında THK Gökçen Havacılık bünyesindeki bakım merkezi,
· Eskişehir Havalimanında Anadolu Ünivesitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu merkezi,
faaliyet göstermektedir.

Bu kapsamdaki yer alan mevcut tesisler hat (line) seviyesi bakım ve kontrol ağırlığı olan fonksiyonlara sahip teknik merkez görünümündedir.

Ayrıca Agusta Westland helikopterleri, Dassault Falcon ve Eclipse 500 uçakları için İstanbul’da kurulması planlanan bakım merkezleri bu kapsamda sayılabilecek projelerdendir.

Ticari Havacılık (Aksesuar/Komponent) BOY Faaliyetleri

Ana platform yapısı ve güç gruplarına yönelik hizmet veren büyük kuruluşlar bünyesinde içinde (organik) yer alan aksesuar/komponent ve aviyoniklere yönelik faaliyetler olduğu gibi belli seviyede bu faaliyetlere sahip olan ve daha çok bir alt yüklenici olarak faaliyet gösteren BOY merkezleri de artma eğilimindedir. İstanbul Atatürk Havalimanında yerleşik Prima Havacılık ve SAS Havacılık ve Ankara’da (savunma ağırlıklı) Esdaş ve Gate Elektronik gibi işletmeler bu kategoride sayılabilirler.

Mevcut durumda bu grup içinde yer alan ve ticari havacılık ağırıklı çalışan kuruluşlar daha çok depo seviyesinin altında bir seviyede ve iniş takımları, batarya, elektrik ve aydınlatma, kabin için sistem elemanlarına yönelik uygulamalar geçekleştirmektedir.


Durum Değerlendirmesi

İlgili kuruluşların sermaye dağılımı, coğrafik yönden konumlandırılması ve mevcut faaliyetlerin yapısı, Türkiye’de havacılığın;
· Bir master plan tarafından (tüm iyi niyetli çabalara rağmen) yönlendirilemediğini,
· Daha çok yerel ve mevcut kuruluşların kendi iç dinamikleri doğrultusunda geliştiğini,
· Zaman zaman küresel oyuncuların beklentilerininin de etkisinde kaldığını,
kanıtlar niteliktedir. Bu etki, havacılık BOY faaliyetlerinde de izlenmektedir.

Bugüne kadar ticari BOY faaliyetlerin yoğun olarak havayolu işletmeleri içinde olması, bu faaliyetlerin pazarını sınırlandırmış, arazi maliyetleri yüksek bölgelerde kalmasına sebeb olmuş, kaynak maliyetlerini artırmış ve (nerede ise) tüm faaliyetlerin kendine yeterlilik amacı ile tek çatı altında toplayacak şekilde yapılandırmış olması da yönetilebilmeyi zorlaştırmıştır.

Ana yüklenici/alt yüklenici anlayışı ile sistematik iş paylasımına gidilememiş olması belli bir konuda uzmanlaşan ve işletme esnekliği yüksek havacılık KOBİ’lerin gelişmesini sınırlamıştır.

Havacılık ürünlerinin depo seviyesi ve bazı hat seviyesi bakımları ana üreticilerinin özel lisans ve izinlerle, belli bir bölgeye sunulmak üzere alınabilmektedir. Bu gereklilik;
  • Farklı üreticilerin ürünleri için düşük seviyeli BOY hizmetleri kapsanarak,
  • Belli bir üreticinin belli tipteki ürünlerine ve belli bir teknolojik seviyede yönelerek,
ve kapasite esas alınarak yerine getirilmeye çalışılmıştır. Bu yöntem, bazı kabiliyetlerde dublikasyon ve pazar sınırlamaları yaratmıştır.

Havacılık BOY faaliyetlerinde, özellikle dünya pazarının geneline yönelik yapısal parça yüksek teknoloji onarımlarına sahip olunmadan, parça kontrolü ve değişimi ağırlıklı bakım uygulamalarının devam etmesi halinde yaratılan katma değerin düşük seviyede kalmaya devam etmesi ihtimali önemli bir endişe kaynağı olmaktadır.


Öneriler

Havacılık BOY sahasında, yeni yatırımlar kadar mevcut yatırımların kullanım etkinliğini artıran ve dublikasyonları önleyen ve uygulama kolaylıkları sağlayan konumlandırma ve faaliyet yapısının kurulması özlenen bir gelişmedir.

Kuruluş yeri seçimi sürecinde;
  • İşletmeye odaklanmak yerine topyekün faaliyetin bir bütün olarak düşünülmesi,
  • Faaliyet gereksinimlerinin açık olarak belirlenmesi,
  • Sistematik bir düzenle olası konum senaryolarının tanımlanması,
  • Bu gereksinimleri karşılayacak kaynakların, ulusal ve uluslararası yasaların ve ticari izinlerin gerekliliklerinin detaylandırılması,
  • Dış kaynaklar hakkında objektif bilgi toplanması ve değerlendirmesi,
  • Alternatif kuruluş yerleri hakkında objektif bilgi toplanması ve değerlendirmesi,
  • Elde edilen bilgilerin güvenirlik ve doğruluklarının sınanması,
  • Mevcut ve gelecek teknoloji, işgücü, hammadde gibi üretim girdileri ve alternatif faaliyet yapısına göre en uygun kuruluş yeri sıralamasının yapılarak değerlendirilmesi,
aşamalarının da kapsanmasına özen gösterilmelidir.

Kuruluş faaliyetlerinin yapılandırılmasında;
  • Ana yüklenici/alt yüklenici faaliyet yapısının oluşturulması,
  • Uzmanlık ve faaliyet esnekliği yüksek havacılık KOBİ’lerinin oluşumuna önayak olunması ve bu kuruluşlardan yararlanılması,
  • İşcilik ve bakım maliyetlerini azaltan gelecek üretim ve malzeme teknolojilerine geçişin planlanması,
  • Gelişen havacılığın nitelikli teknik personel sayısını azaltması nedeniyle meydana gelen olumsuzlukları minimize edecek önlemlerin alınması,
  • Sürekliliği olan ve desteklenebilir ulusal/bölgesel işbirlikleri ile bütünü yakalayabilmek olanaklarının kullanılması,
  • Uluslararası iş kanunları ve insan kaynağına sahip organizasyonlara hazırlıklı olunması ve bu yapı içinde çalışma barışı ve verimliliğin sağlanması,
etkinliği artıracak, sektörde ve teknolojide değişime uyum sağlamasını kolaylaştırabilecektir.

Kısa dönemde, iş bölümü olanaklarını artıracak uzmanlık merkezlerinin öncelikle hali hazırda mevcut donanım ve tecrübenin yoğunlaştığı bölgelerden başlayarak oluşturulması uygun olacaktır. Bu bölgelerde hazır iş gücünün maliyetlerde yaratacağı avantajları da kullanarak (motor modülleri, temizleme (kaplama ve kaplama soyma dahil), yapısal parça onarımı, kumanda, yakıt, yağ, hava komponent/aksesuarları gibi alanlarda) uzmanlık merkezleri oluşturulmalıdır. Bu aynı zamanda havacılık teknolojileri ile ilgili mevcut ancak mevcut uygulamalar sonucu sistem dışına çıkan ulusal entelektüel sermayenin yeniden havacılık üretim süreci içine çekilmesi gibi önemli bir sonuç da yaratacaktır. Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgede hava araçları ile yolcu ve yük taşımasının gelişme hızının yarattığı cazibe dikkate alınarak bu merkezlerin, üretici/yetkili küresel oyuncuların ortaklığı ile oluşturulabilmesine öncelik verilmelidir.

BOY sahası ile ilgili gelişmelerde platform ve güç grubu üreticilerinin izinlerinin önemi ve karara etki güçleri vardır. Bu durum nedeni ile platform ve güç grubu üreticileri üzerinde pazarlık gücü potansiyeli mevcuttur. Ancak ülkemizde, filo yapıları ve güç grupları ile ilgili verilecek önemli tedarik kararlarının arifesinde bulunulmaktadır. Bu potansiyelin kullanılması, belirtilen konumlandırma ve faaliyet yapısının oluşturulmasında bir avantaj sağlayabilecektir.

İşletimde askeri ve ticari havacılık ayrımı yapılsa da, yüksek yatırım ve işletim maliyetlerinin olduğu havacılık BOY sahasında bu ayrımın minimize edilerek iş birliği olanakalarının değerlendirilmesi oldukça önemli avantaj ve kazanç sağlayabilme potanesiyeline sahiptir. Özellikle, Türkiye gibi, kıt kaynaklara sahip olan ve ilgili kuruluşların sermaye yapıları içinde doğrudan/dolaylı devlete ait kısmın yüksek oranda mevcut olduğu bir ortamda işbirliği öncelik arzetmektedir.

Yüksek teknoloji kullanan her endüstride olduğu gibi küresel pazara yönelik havacılık BOY sahasında da, düzenleyici kurumların destekleyici strateji ve teşviklerle uzmanlık alanlarını geliştiren, iş paylaşımları ile bütünleşik faaliyeti sağlayan ve süreci destekleyici tedbirleri alması ve kolaylıklar sağlaması uygun olacaktır.

Can EREL
Temmuz 2008


Kaynakça 

Orjinal Metin: EREL, Can; “Teknoloji Yoğun Havacılık Faaliyetlerinin Konumlanması ve Yapılanması”, MSI Aylık Savunma Teknolojileri ve Strateji Dergisi Sayı 036, Ekim 2008.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme