7 Kasım 2014 Cuma

İddia Sahibi Olunan Endüstrilerin Mirasına Sahip Çıkmak; En Azından...

"Nobel Edebiyat Ödülü" sahibi John STEINBACK'e "Pulitzer Ödülü" getiren ünlü romanı "Gazap Üzümleri"nde "Geçmişimiz olmadan kendimizi nasıl tanıyacağız?" sorusuna ulusal havacılık - uzay ve savunma endüstrilerimizin emektarları olarak cevabımız var mı?





Kulaklarımızda çınlanan “eskiye rağbet olsa bitpazarına nur yağar!” deyişinin etkisiyle idi sanırım evimizdeki dövme bakır kaplar plastik leğen ve mandal karşılığı eskiciye verilmişti. Yıllar sonra, yurtdışındaki görevim sırasında, evimizde temsil ettiğim ülkenin sosyal, kültürel ve hatta teknolojik kültürel mirasından örnekler sergileyebilmek için ulusumuza ve vatan topraklarımıza ait mirasımızın ait ögeler için, o zamanlar küçük bir servet olarak algıladığım harcama yapmıştım.

Zannımca "bugünü değerlendirip yarına yönelik dersler çıkarmak için dünle ilgi kesilmemeli"ydi; en çok da mesleki ve teknolojik alanda...

Endüstri Devrimi ürettiği yeni malzemler, teknolojiler ve hızı ile yeni bir hayat biçimi ortaya koyarken bu süreci oluşturarak deneyimlemiş ülkelerde teknoloji gelişip değiştikçe işlevini yitiren eski endüstri yapılarının korunmasına yönelik ilk farkındalık da ortaya çıktı; “Endüstri Anıtı” yapıları ve “Endüstri Siti” alanları görmeye başladık...

Bu endüstriyel kalıntıları miras kabul eden anlayış yetkinlik ve olgunlukla gelişiyor; zamanla “Endüstri Anıtı” yapıları ve “Endüstri Siti” yurtdışı gezilerinde ziyaret edilen yerler olmaktan öteye geçip gezilerin amacı olmaya başladılar..

Bugün “Dünya Mirası” listesindeki 754 adet kültür varlığının 37 adedini endüstri mirası oluşturmuştur.

Türkiye’de de 1990’lı yıllar ile Cumhuriyet öncesinden gelen ve erken Cumhuriyet dönemi endüstrileşme hareketi sırasında kurulan bazı üretim yapıları temel - başlangıç işlevlerini yitirilince “korunma” kavramı ile tanışmıştır. Özellikle İstanbul’da irili ufaklı “Endüstri Anıtı” yapılar ve “Endüstri Siti” alanlar görülmeye başlanmıştır.

Enerji alanında bir çalışmamı yakın dönemde çok daha detayları ile paylaşacağım; ama.
... Ama, dün 6 Ekim nedeni ile yayınladığım bayram tadında iki önemli gelişim yıldönümü paylaşımı yazıma bir büyüğümden “... Mutlu kutlama olması gereken bu günleri bizlere karanlık günler yapanları bulup neden yaptıklarını, neden Türk havacılığını gömdüklerini öğrenmeyi çok isterim gerçekten!!!... . Elinde balta ile dolaşan Türkler (yoksa hainlermi??) kimlerdi acaba?” değerlendirmesini alınca bugün havacılık alanında endüstri mirasımızla ilgili eksikliğimizi gündeme getirmek istedim.
...”


Yazının tamamnını okumak için: Can'Ca Güncel & Mesleki Çalışmalar / "Değerlendirme Serisi - Ulusal Havacılık-Uzay & Savunma Endüstrileri Durum Tespitleri, İhtiyaçları , Sorunları" (http://canerel.com.tr/v2/index.php/guncel)
Oct 7 2014



Web sayfamdaki gönderim yayınlandıktan bir süre sonra aldığım çok değerli eleştiri ve yorumlar arasından birkaçı:

* Merhum büyüğüm Mühürdarzade Mehmet Nuri DEMİRAĞ’ın torunu, sayın Bilge KUM'un paylaşımı:



* "Efsane" hocam Zafer ORBAY'ın paylaşımı:


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme